Rüzgarı giyinip Sana
geldim dün gece. Saçlarına dokunmaya gelmiştim. Kıyamadım yüreğinden
öpmeye. Kıyamadım gözlerinde gezinmeye. Yatağının yanına usulca çöküp
Seni izledim içimde hasretini yutkunarak. Nefes alışını, Meleksi
bakışlarını izledim bir nefes uzağından.
Ellerimi uzattim ellerine.
Bir kez olsun dokunmak istedim işte. Hiçbir zaman dokunmadığım yüreğine
Delicesine sarılmak geçti içimden. Dokunsam ölecektim biliyorum.
Sarılsam dizlerinde sonsuzluğa göcecektim.. Dokunamadım, sarılamadım.
Gidiyorum, Günahlarında yanmaya gidiyorum. Kır düğünü düşlerimi,
Gözlerine benzeyen bir kız cocuğu özlemimi, Gözyaşlarında yakmaya
gidiyorum. Elimde ne bir resmin, Yüreğimde ne bir nefesin, Seni “
sensiz “ yaşamaya gidiyorum. Yokluğunda Cennette yaşamaktansa,
Cehennemin avuçlarında yanıp Dudaklarında son dua olmaya gidiyorum.
Gidiyorum hasretim, Gidiyorum helalim.. Seni “sensiz “ yaşamaya
gidiyorum.
Yarın doğum günüm. Adının yazdığı çağrıdan öte Çok
şey istemiyorum sevgili. Seni “ sana “ bugünden yazıp Yarın doya doya
ağlamak istiyorum. Ama sakın ağlama sen. Her gözyaşın benim Cehennemim
olur. Yokluğuma inat hep gülümse emi. Çünkü her gülüşün duam olur
yalnızlığıma