Bu türkü bundan bir asır kadar önce , ihtişamlı
, güzel , delidolu , hoppala , zıppala olduğundan Deli Düve lakabı
takılan bir kadın ile Asalı sülalesinden bir delikanlı arasında geçen
aşk hikayesi üzerine yakılmıştır. Deli Düve’nin şaibeli bir yaşantısı
vardır. O dönemde tüm delikanlılar onu elde etmek için uğraşırlar.
Bunların arasında Asalı Deli Düve’yi nikahına alır ve ona bir ev açar.
Deli Düve’de gözü olan diğer delikanlılar bu olayı içlerine
sindiremezler. Nasıl etsekte , Deli Düve’yi Asalı’nın elinden alsak
diye planlar kurmaya başlarlar ve planlarını hazırlarlar. Kendilerini
reddeden kızın kocasını hem kıskanır , hem de ona kin bağlarlar. Aradan
bir hayli zaman geçer , bu genç ve güzel gelin birkaç delikanlı
tarafından tehdit edilmeye başlar. Delikanlılar , “kocandan
ayrılacaksın , yoksa seni dağa kaldırırız , kocanın da gözlerini kör
ederiz” diye aracı bir kadın ile haber salarlar.
Deli Düve önceleri aldırmaz ve kocasından saklar , onu sevdiği için
de bir türlü kötülük etmelerine razı olmaz ve delikanlılara şöyle haber
yollar. “Ne olur , kocamı rahat bırakın. Ona dokunmayın , ne isterseniz
yapayım” der.
Bunu haber alan delikanlılar Deli Düve’yi kaçırmaya karar verirler.
Aracı kadına “biz ondan istediğimizi çeşme başında söyleyeceğiz. Oraya
kadar gelsin “ derler. Bunu duyan geç gelin meraktan çatlayacak bir
duruma geldiğinden çeşme başına gider.
Daha önceden çeşme başında tuzak kuran delikanlılar kadının koşarak
geldiğini görünce önüne çıkar ve hazırladıkları atın üzerine atarak
kaçırılarken genç gelin çığlık atar , sesi duyan kocası Asalı yardımına
koşar. Kocasının geldiğini gören delikanlılar hazır vaziyette beklemeye
başlarlar. Aralarındaki kanlı döğüş sonunda Asalı oğlu Vehbi isimli
delikanlı bıçak darbeleri ile ölür. Delikanlılar Deli Düve’yi dağa
kaldırırlar ve de emellerine ulaşırlar. Öte yandan oğullarının kanlar
içinde yattığını gören gencin ana ve babası saçlarını , başlarını
yolarlar.
Bu olayın duyulması üzerine yakılan ağıtlar dilden dile dolaşarak
günümüzde söylendiği şekilde türkü haline gelir. Türkünün sözleri:
Kütahya’nın pınarları akışır
Zaptiyeler kol kol olmuş bakışır
Asalı’ya çuha şalvar yakışır
Aman , aman Vehbi öylede böyle olur mu
Ah sen ölürsen Dünya bana kalır mı
Salım geldi musallaya dayandı
Mor cepkenim al kanlara boyandı
Seni vuran zalim nasıl dayandı
Aman , aman Vehbi öylede böyle olur mu
Ah sen ölürsen Dünya bana kalır mı